11 Ocak 2012 Çarşamba

Konya'yı neden seviyorum?-1

Geçen haftaki yazıma yaptığı yorumda Bucanni ne kdr huzurlu bir şehirde yaşadığımın farkında olup olmadığımı soruyordu.

Eşimle sık sık konuştuğumuz bu konuyu,burada yaşamayan birinden de duyup,aynı fikirde olduğumuzu görmek aslında beni şaşırttı.Ben zannediyordum ki sadece biz böyle düşünüyoruz:)

Lisede büyük çoğunluk Selçuk Üniversitesi'ni kazanmayı hayal ediyordu.Bizim lise için Gazi,Marmara ve Selçuk rakipsizdi.Çoğu kişi istediği yere gidemedi tabi ama gidenler telefonda ya da yazdıkları mektuplarda öyle över,mutluluklarını öyle güzel anlatırlardı ki;o zamana kdr istemeyenler bile artık Selçuk istemeye başlardı.

O zaman Selçuk Ün. Eğitim Fakültesi alanında üçüncü sıradaydı ve burayı kazanmak neredeyse geleceğini kurtarmak demekti.Tabi aslında öyle değilmiş,bunu sonradan anladık:)Bir de KPSS denen bir unsur var ki,işte o,beni burada sizlerle buluşturan en büyük etkendir:)

Teşekkürler KPSS:) Sayende ''zede'' oldum ama bir sürü de sanal arkadaşım oldu:)

Kazanıp buraya gelmek rüya gibiydi benim için,bir süre kendime gelemediğim doğrudur.

Derslere adapte olmak,hiç bilmediğim bir ortamda,hayatımda bulunmadığım bir kalabalığın içinde bulunmak...Özellikle de liseyi yatılı okuduktan sonra,o sıcak,korumacı ortamın dışında,yapayalnız kalmak...

Zordu...Bunu anlatabilecek daha iyi bir kelime yok.

Zamanla yeni arkadaşlar,yeni gruplar edindim tabi.Ama şurada bülüm başkanımın anneme söylediği gibi,tam olarak kabuğumu kırıp,kendimi ifade edebildiğimi söylersem zinhar yalan!

Aslında bu olumsuz durumumun en büyük sebebi o zaman yeni yeni benimsemeye başladığım başörtümün fakültenin kapısından içeri giremeyişiydi...

Ne kdr başarılı,ne kdr kendinden emin olursanız olun kıyafetlerinizin yarısı olmadan bir ortama girdiğinizi düşünün;ne başarı kalır,ne özgüven...

Bölüm başkanımın şikayet ettiği en arka sıralara oturma davranışım bundan kaynaklanır...Silinip gideyim,beni kimse farketmesin isteği de...

Aslında konu benim üniversite anılarım ya da fakülteye adapte olamayışımın sebepleri değildi.

Dağıttım iyice.Konu Konya'nın nasıl yaşanılası,nasıl güzel bir aile şehri olduğuydu...Fakat bu yazıyı haddinden fazla uzattığımı farkettiğimden,sizi sıkmamak adına asıl konuya yarın değinmek üzere burada bırakıyorum:)

2 yorum:

Elif'in Terazisi dedi ki...

Canım eğer istersen nazar ağacının malzemelerini bakayım daha önce aldığım yerde bulursam ben sana kargoyla göndereyim, o yeleğin açık halinide fotoğraflarım:)

kpsszede dedi ki...

ben bir kere daha şansımı denemek istiyorum:)
bu seferde olmazsa o zaman haber ederim...
yeleğin fotolarını bekliyorum...